Dünya obezite günü, insanların sağlıklı bir kiloya ulaşmasına, bu kiloyu korumasına, uygun tedaviyi almasına ve obezitenin getirdiği olumsuzlukları tersine çevirmesine yardımcı olacak pratik çözümleri teşvik etmek amacıyla kullanılmaktadır.

Obezite oranları 1975 yılından bu yana yetişkinlerde 3 kat, çocuk ve ergenlerde neredeyse 5 kat artarak hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde tüm sosyal gruplardan her yaştan insanı etkilemektedir.

Obezite; tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, felç ve çeşitli kanser türleri gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar için önemli bir risk faktörüdür.

Obezitesi olan bireyler genellikle sağlıklı beslenmeme ve sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı davranışları ile  genetik, psikolojik, sosyokültürel, ekonomik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir karışımı olan obezite nedeni ile de utanma, suçlanma gibi bazı durumları da yaşayabilmektedirler.

Ayrıca obezite COVİD-19 pandemisi için de bir risk faktörüdür. Maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına dikkat ederek sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve fiziksel aktiviteye bu süreçte de önem verilmelidir.

Obezite ile mücadele konusunda Dünya Sağlık Örgütü’nün en temel önerileri ise şöyledir;

-Yağ, şeker ve tuz oranı yüksek yiyecek ve içeceklerin özellikle çocuklara karşı pazarlanmasını kısıtlamak,

-Şekerli yiyecek ve içecekleri vergilendirmek, besin değeri yüksek yiyecek ve içeceklere uygun fiyat desteği ile daha iyi erişim sağlamak,

-Şehirlerde ve kasabalarda güvenli yürüyüş, bisiklete binme ve dinlence için daha fazla alan açmak,

-Çocuklarımıza erken yaşlardan itibaren sağlıklı yaşam alışkanlıklarını edindirmek.


Obezite Tedavisi

Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır. Çocuk ve adolesan döneminde oluşan obezite, yetişkinlik dönemi obezitesi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle aile, okul ve çevre yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında bilgilendirilmelidir. Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitenin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir. Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.  Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır.

Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır. Bu yöntemler;

1.Tıbbi Beslenme (Diyet) Tedavisi

2.Egzersiz Tedavisi

3.Davranış değişikliği tedavisi

4.Farmakolojik tedavi

5.Cerrahi tedavi

Sağlık hizmetleri kapsamında obezitenin tedavisinde mutlidisipliner bir çalışma ile obez bireyler tedavi edilmektedir.

 Obeziteden korunmada sağlıklı beslenmek ve fiziksel aktivitenin arttırılması önemlidir.

Günümüzde sıklıkla görülen şişmanlık ve şişmanlığa bağlı kronik hastalıklar ile vitamin ve mineral yetersizliklerinin önlenmesi hem birey hem de toplum icin önem taşımaktadır. Sağlıklı yaşam biçimi; sağlıklı beslenme ile aktif bir yaşam için arttırılmış fiziksel aktivite düzeyine dayalıdır. Besin gruplarında yer alan besinlerden sağlıklı seçim yapılabilmesi icin besinlerin renk çeşitliliğine, yapısal özelliklerine, bireyin sağlık ve hastalık durumuna, yaşına ve cinsiyetine, fiziksel aktivite ve fizyolojik (gebe ve emziklilik) durumunun özelliklerine dayalı, besinlerin posa, yağ, tuz ve eklenmiş şeker içerikleri dikkate alınarak seçimler yapılmalıdır. Hedef her öğünde tabakta yer alan her besin grubundan bir besinin seçilerek tüketilmesidir. Tabağın yanında yer aldığı üzere günlük beslenmede önerilen su tüketiminin sağlanması, günlük beslenmede zeytinyağının yer alması, aktif yaşamın desteklenmesi sağlıklı yaşam biçiminin tamamlayıcısı olarak önem taşımaktadır.

Sağlığınız için yetişkinlikte haftanın en az 5 günü ve günde en az 30 dakika orta şiddetli, çocukluk çağında  ise günde en az 60 dakika orta ve yüksek şiddetli fiziksel aktivite yapılmalıdır.

Fazla kilolu veya obez olmak; hipertansiyon, hiperlipidemi, kalp-damar hastalıkları, inme, Tip 2 diyabet, bazı kanser türleri, kas-eklem hastalıkları ve solunum sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık sorunları riskini artırır.

Günlük beslenmede; taze sebze ve meyvelerin, tam tahıl ürünlerinin, süt ve ürünleri, balık, tavuk ve diğer yağsız etler ile kuru baklagillerin tüketimi sağlıklı seçimlerdir. İşlenmiş ve hazır besinlerden yağ ve şeker içeriği yüksek olanların tüketimi sağlıksız seçimlerdir.

Fazla kilolu ve obez bireyler için sağlıklı beslenme önerileri:

 Besinler diyetisyen tarafından bireye özgü planlanmış porsiyonlarda tüketilmeli, aşırıya kaçılmamalıdır. Yağ ve/veya şeker miktarı azaltılmış (diyet/light) ürünler, her zaman düşük enerji içermez. Bu ürünlerin tüketiminde dikkatli olunmalı ve diyetisyene danışmadan tüketilmemelidir.

  • Günlük 2-2,5 litre sıvı ihtiyacının 1,5-2 litresi sudan gelmelidir (1,5-2 litre su=8-10 bardak su).
  • Hazır meyve suları, gazlı içecekler vb. yerine sağlıklı içecekler tercih edilmelidir.
  • Kızartma yerine ızgara, haşlama, buharda ve fırında pişirme yöntemleri seçilmelidir.
  • Aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Gün boyu aktif olunmalıdır.
  • Hızlı vücut ağırlık kaybına neden olan popüler diyetler ve kontrolsüz zayıflama ilaçları kesinlikle uygulanmamalıdır.
  • Fazla kilolu ve obez bireylerin zayıflama diyeti önerisi sadece diyetisyen danışmanlığı ile belirlenmelidir.
Adsiz.png